Günlük yaşamda
isimlerini bilmesek te birçoğumuz savunma mekanizmalarına başvururuz.
Tehdit
altında hissettiğimiz zaman kaygı veya suçluluk gibi duygular gelişir. İd, Ego
ve Süperego arasında çatışma meydana geldiğinde ortaya çıkan duygulardan
korunmak için savunma mekanizmaları geliştiririz. Başka bir deyişle ego, kendi
dengesini kurabilmek için çeşitli savunma mekanizmaları üretir.
Freud’a göre bebek “id” adını verdiğimiz içgüdüsel enerji ile dünyaya gelir ve id yaşamak için gerekli olan cinsellik ve saldırganlık içgüdülerinin deposudur. İd aralıksız olarak sonucu ne olursa olsun haz alma ve doyurulma çabası içindedir. Süper ego ise toplumun istek ve sorumluluğunu içerir.
Belli başlı savunma mekanizmaları şunlardır;
1. Bastırma (Repression)
Bastırma mekanizmasının aşırı kullanılması, ruhsal durgunluk, donukluk, sıkıntı ve unutkanlık yaratmaya başlar. Bunun sonucunda ise bireyde ciddi psikolojik sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Örneğin; geçirilen trafik kazasının veya çocuklukta yaşanılan istismarın hatırlanamaması.
2. Yansıtma (Projection)
Bireyin kendinde bulunan kusurları başkalarında görme davranışıdır.
Yansıtmada kişi kendi eksikliklerinin ve yenilgilerinin sorumluluğunu veya suçunu başkalarına yüklediği gibi kendinde suçluluk uyandırarak nitelikteki dürtü, düşünce ve isteklerini diğer insanlarda mal edebilir. Özellikle Paranoid Bozukluklarda görülür.
Örneğin; İş arkadaşını sevmeyen ve
olumsuz duygular hisseden bir kişinin, iş arkadaşının kendisini sevmediğini ve
kendisi hakkında olumsuz duygular içinde olduğunu düşünmesi.
Örneğin; Yenilen futbolcunun
yenilginin sebebini hakeme bağlaması veya gol yiyen kalecinin savunmadaki
arkadaşlarına “bir adamı tutamıyorsunuz” demesi.
Örneğin; derslerinde ve sınavlarında başarısız olan
öğrencinin başarısızlığını öğretmene yüklemesi.
3. İnkar (Denial)
Sıkıntı ve bunaltı yaratabilecek bir gerçeği yok saymak veya görmemezlikten gelmektir. Olayları inkâr etmek yolu ile onların yaratacağı heyecansal ve anlık sarsıntılardan ve uyum zorluklarından kurtulmaya ve doğabilecek kaygıları önlemeye çalışırız.
İnkar şizofreni hastalarında kullanılan en belirgin savunma mekanizmalarından biridir.
Örneğin; 6 ay önce çocuğunu kaybetmiş
bir annenin hala çocuğu hayattaymış şeklinde onun için alışveriş yapması ona
hediyeler alması.
Örneğin; sigarayı her gün içen
birisinin kendini bağımlı olarak görmemesi ve istediği zaman hemen
bırakabileceğini düşünmesi veya yeme bozukluğuna sahip bir insanın kendini asla
yeterli derecede zayıf görmemesi.
Örneğin; babası ağır ve ölümcül hastalığa sahip bir kişinin sanki çok güçlü kurtuluş umudu varmış gibi babasının durumuna ilişkin duyguları hiç yaşamaması. Ya da kanserli bir kişinin hiçbir şey olmayacakmış gibi yaşaması.
4. Yer değiştirme (Displacement)
Örneğin; müdürüne kızan memurun karısına, kocasına kızan kadının
çocuğuna, öğretmenine kızan öğrencinin arkadaşına gösterdiği tepkiler.
Örneğin; hakeme kızan sporcunun formasını
yırtması veya topa vurması, telefonda babasına kızan gencin telefon avizesini
yere atması.
5. Geri Çekilme, Gerileme (Regression)
Kişinin o andaki
gereksinimleri yaşına uygun doyurulmaması sonucunda kişide daha önceki gelişim
aşamalarına dönüş görülür.
Örneğin; yeni bir kardeşin dünyaya gelişiyle kendisine gösterilen
ilginin azaldığını fark eden çocuk, daha çok ilgi gördüğü dönemlere dönerek
parmağını emebilir, bebeksi konuşmaya başlayabilir veya altını ıslatabilir.
Örneğin; yetişkin bireyler de zaman zaman sıkıntı
veren durumlarda kızarıp, kekelemekte ve kendi yaş düzeyinin altında bir genç
hatta bir çocuk gibi davranabilmektedir.
Örneğin; Kimi yetişkinlerin sevgiden yoksun kaldığında ya da
zorlamalı bir durumda aşırı yemek yiyerek oral döneme gerilemeleri
6. Mantığa Bürünme (Rationalization)
Kişi yapamadığı veya
başaramadığı bir şeyi mantıksal açıdan ele alarak kendince nedenler ve
mazeretler bularak, kendi davranışını olduğundan daha az yanlış veya farklı
gösterme eğiliminde olmasıdır.
Daha
çok paronaya gibi ağır kişilik bozukluklarında, içki ve uyuşturucu madde
kullananlarda sık kullanılanılar bir savunma mekanizmasıdır.
Örneğin; kırmızı ışıkta geçen şoför “yol boştu” veya “herkes
geçti” gibi mazeretler göstererek, kendi davranışını makul göstermeye
çalışabilir.
Örneğin; kişi arkadaşlarıyla zaman
geçirmeye giderken eşini yanına almaz ve ‘mantıklı açıklaması’ ‘-sen zaten
bizimkilerle sıkılıyorsun, başka zaman götürürüm’ olur.
Örneğin; cinsellikle ilgili korku ve kaygıları
olan bir insan "öpüşmekten mikrop bulaşır" diyerek kendini
rahatlatması ve akla uygun bir çıkış yolu yaratarak dengenin sürmesini
sağlaması
7. Bölünme, ayrılma
(Splitting)
Bölünme ilkel savunma mekanizmalarının en önemli olanlarından bir
tanesidir. İçe atılmış bir nesne bazen olumlu bazen de olumsuz olabilir. Kişi
içine attığı nesneyi olumlu ve olumsuz, iyi ve kötü gibi parçalara bölebilir.
İyi ve olumlu olan parçanın yaşatılmasına, olumsuz ve kötü olan parçanın yok
edilmeye çalışılmasına denir.
Örneğin; olumlu hisler beslediği ve iyi olarak
nitelendirdiği başka kişiye nedensiz yere kötü hisler duymaya başlayan kişi; bu
durumun karşısındaki kişiden dolayı değil kendi hislerinden dolayı kaynaklandığının
bilincinde olmaması.
8. Yüceltme,
Yüceleştirme (Sublimation)
Saldırganlık gibi bir dürtüyü, ikame bir nesne ile tatmin etmek olarak tanımlanır. Cinsel dürtüler, bazı duygular ve dürtüleri yararlı ya da kabul edilebilir bir alanda kullanmak, bilince bir başarı duygusu yaşatır. İd’ in kabul edilemeyecek bastırılmış duyguları (saldırganlık vb.) toplumun kabul edebileceği alanlara yönlendirilmesidir.
Örneğin; yoğun saldırganlık
güdüleri olan bir kişinin iyi ve ünlü bir boksör olması, şiddet dolu geçmişi
olan şiddet görmüş bir çocuk içindeki bu acı veren deneyimlerini iyi bir boksör
olarak yöneltebilmesi.
Örneğin; stresli bir olaya tepki olarak spor yapmak, yürüyüşe çıkmak, resim çekmek olabilir.
9. Özdeşim
Kurma (Özdeşleşme)
Okul öncesi yıllarda
anne-babayı model olarak başlayan özdeşleşme ile çocuklar onların hareket,
tutum, konuşma ve diğer tepkilerini taklit ederler. Daha sonraki yıllarda
anne-babanın yerini öğretmenler, arkadaşlar, toplumda değer gören sporcular,
yıldızlar gibi kişiler kişinin özdeşim modellerinin yerini alır. Bir kişinin kendisine ait bir özelliğini beğenmediği
zaman başka birindeki beğendiği özellikleri taklit etmesi ve karşıdakinin duygu
ve düşüncelerine kendisine aitmiş gibi görmesidir.
Örneğin; gençlerin ünlü
kişilere özenerek onları taklit etmesi veya bir kardeşin abisinin gösterdiği
bir başarıyla övünmesi.
Örneğin; kendi konuşma tarzından
hoşlanmayan birinin beğendiği bir sanatçı gibi konuşması.
10.Karşıt-Tepki Oluşturma, Tersine Çevirme veya Döndürme (Reaction Formation)
Suçluluk duygusu
yaratan tehlikeli istekler çok yoğun olduğunda bunların baskı altında tutulması
da güçlendiğinden kişi, bu isteklerinin tam karşıtı olan bilinçli tutum ve
davranışlar geliştirerek kendini korumaya çalışır. Bu şekilde, baskıya alınmış
düşmanca duygular sevgi gösterileriyle, saldırgan istekler sevecenlikle, cinsel
istekler ahlak savunuculuğuyla, eşcinsel eğilimler karşı cinse yönelik
abartılmış ilgi ve etkinliklerle maskelenir. Böylece kişi, içsel dürtülerine kesin
engeller koyarak baskı mekanizmasını pekiştirir ve duygularını bilinç
düzeyinden uzak tutmuş olur
Örneğin; içinde büyük bir öfke olan
bir çalışanın herkese aşırı derecede kibar ve uygun davranması.
Örneğin; Yeğeninin evde sevdiği bir
çiçeği yolması üzerine yeğenine bağırmak isteyen bir kişinin onu sevmesi
Örneğin; kardeşini kıskanan birinin
çevrede onun koruyucusu gibi
Kişi iyi ki daha kötüsü başıma gelmedi düşüncesiyle mutluluk oyunu oynamağa çalışması ve bireyin karşılaştığı olumsuz durumların her birisine olumlu olarak yaklaşmasıdır.
Örneğin; eşi tarafından sürekli küfür
edilen ve şiddete maruz kalan kadın, eşimdir sever de, döver de deyip her kese
mutluluk pozu vermesi.
Örneğin; Parası çalınan birinin cana
geleceğine mala gelsin demesi.
12. İptal Etme, Yaptığını
Bozma, Yapıp Bozma
Yapıp-Bozma mekanizması kişinin kendisi ve çevresi tarafından onaylanmayacak düşünce veya davranıştan vazgeçmesi veortaya çıkan durumu onarması ile belirlenir. Bu mekanizma suçluluk duygularına karşı geliştirilir.
Örneğin; Obsesif-Kompulsif
kişiliklerde ve nevrozlarda daha çok kullanılan yapıp-bozma mekanizması;
uğursuzluğu önleme amacıyla kullanılan tahtaya vurma geleneğini, maşallah
sözcüğünü, hatalı davranışlarımız için dilediğimiz özürleri, günahlarımıza
karşılık verdiğimiz sadakaları ve bazı dinlerdeki günah çıkarma seanslarını ve
sıklıkla duyduğumuz pişmanlık duygularını meydana getirir. Ayrıca depresif
kişilik veya tekrarlayan depresif reaksiyonlarda bu savunma mekanizmasının
çerçevesine girer.
Örneğin; Öğrencilerine bir
konuda yanlış bilgi veren öğretmenin bu yanlış davranışından dolayı suçluluk
duyması ve öğrencilerinden özür dilemesi vb.
Örneğin; eşiyle sürekli kavga edip,
hakaret ettikten sonra bu davranışınızı dengelemek için onu sonraki günler
sürekli övmek gibi.

0 Yorumlar